
Eğer bu otele gitmek gibi bir düşünceniz varsa bu yazı okuyun ve kararınızı tekrar gözden geçirin… Aslında niyetim otelde yaşadıklarımızı tüm detaylarıyla yazmaktı fakat okumaktan sıkılanların olabileceğini düşünerek sadece izlenimlerimi ve yaşadıklarımı ana hatlarıyla yazmayı uygun gördüm.
16.05.2009 tarihinde sabah saat 08:30 da otele giriş yaptık. Otelin otoparkı ile hayal kırıklıkları başladı. Özensiz ve toz içindeydi. Resepsiyonistin sinirli, pervasız ve küstah tavırları ile şakınlığımız devam etti. Kahvaltının tekdüzeliği ve garsonların rahat tavırları gerçekten endişe vericiydi. Bu şaşkınlık hâli odamızı aldığımızda da devam etti. Herşeyden önce oda temiz değildi. Üstünkörü bir temizlik yapıldığı o kadar belliydi ki… Bu düşüncem havluları görünce ayyuka çıktı. Renkleri beyazdan-griye dönmüş ve kenarları (artık kaç sezondur kullanılıyorsa…) tiftiklenmişti. Birkaç kalıp sabun ve iki adet “kaliteli olduğu ilk bakışta anlaşılan” şampuan ve yanında sadece hijyenik olması adına ters çevrilmiş, kullanmak için fazlasıyla cesaret isteyen bir su bardağı hizmetimizdeydi. (Burası beş yıldızlı bir otel fazlası da olamazdı…:)) Bu gördüklerimin sadece benim şanssızlığım olduğunu düşünmüştüm. Yüz kişilik bir grubun geri kalanıda aynı sorunları dile getirince içim rahatladı.
Az çeşit, kalitesiz ve lezzetsiz yemeklerle öğleni ve akşamıda geçirdik. Hâlâ buraya gelmiş olmanın pişmanlığıyla geceyide ettik.
Ve işte pişmanlığı, hayal kırıklığını ve otel rezaletini ayyuka çıkaran olay;
Saat 01:30 da eşimin kapının açılmaya çalışıldığı ikazıyla uyandım. Yanlışlık olduğu belliydi. Üç kişinin sesini duyuyordum. Konuşmalarında alkollü oldukları belliydi. Kapıyı açtım ve yanlış geldiklerini söyledim. Söylememle birlikte kimlik numarası: 32311205928, adının: Serkan OKUR olduğunu daha sonradan öğrendiğim şahıs küfürler ve hakaretlerle odaya girmeye çalıştı. Şahısı zorla dışarı çıkarttım. Yanındakilerinde arkadaşı olduğunu, onlarında içeriye girmeye çalışacaklarını zannetiğimden kapının tekrar açılmasına müsade etmedim. Fakat bu sarhoş, dengesiz sapık kapıyı tekmelemeye başladı. İçeride eşim ve bir yaşındaki kızım çok korkmuş ağlıyorlardı… Eşimden otel güvenliğini aramasını istedim. Güvenliği üç defa aradık ama birinci kata gelmeleri neredeyse on dakika aldı. Sapık artık kapıyı kırmıştı. Yan odadaki arkadaşımız sapığı güvenliği çağırmakla tehdit edince saldırı arkadaşlarımızın odasına yöneldi. Hakaret ve küfürler bitmiyordu… Sebebini ise hâlâ anlamamıştık. O sırada telsiz sesleri duydum ama güvenlik hiçbir varlık gösterememiş ve saldırıyı bertaraf edecek cesareti sergileyememişti. Ve o anda yan oda kapısının da kırıldığını duydum. Sapık sanki güvenlikten güç alıyordu. Görevli ise sapığı odasına götürme konusunda güzel sözlerle iknaya çalışıyordu. Sapık kapıları kırmaya devam ediyor… Görevli izliyor… Kapılar kırılıyor bir tane görevli var… Yanındaki iki kişinin zorla uzaklaştırmasıyla nihayet koridora çıktık. Sinirlerimiz çok bozuktu. Özellikle yan odada kalan iki bayan arkadaşımızın korkularını kelimelerle ifade edemem. Güvenlik çok rahat, çünkü kimse yok… Jandarmayı çağırdım, şikayetçi olmak istediğimi belirttim. O sırada otelin sahibi olduğunu öğrendiğim bir şahıs hasar tespiti yaptı. Sadece kırılanları görmek istemiş. İnanın “Geçmiş olsun” bile demedi. Değil özür, değil telafi… Adam sadece görmeye gelmiş. Sonrasında üç kişi olmamıza rağmen iki kişilik başka bir oda verdiler:) bunada şükür… Sabaha kadar uyumadık. Artık otelde güvende de değildik, hiçbirimiz… Duyarsızlar kervanına otel sahibi de eklendi.
Sabah jandarmaya ifade vermeye gitmek istedim. Öyle konuşmuştuk Uzman Çavuş arkadaşla. Ama sapık serbest bırakılmıştı. Alkollü mala zarar suçundan ceza kes(tir)ilmiş. Odaya zorla girdiği veya girmeye çalıştığı, insanların psikolojilerini bozduğu,huzurunu bozduğu için değil… Ama otel sahibi zararı sapığa fatura etmeyi ihmal etmemiş… (Hâlâ özür yok, geçmiş olsun yok…) Otelin bir yetkilisi can alıcı yorumu yaptı; “Bizim jandarmayla ve çevremizle diyaloğumuz iyidir”…
Yorum sizin…
Eğer daha gitmeyi düşünüyorsanız birde fotoğraflara bakın…




gercekten buyuk gecmis olsun ben olsaydim galiba kan akardi ne demek olsun zorla odama girmek isteyecekler. size tekrar gecmis olsun. bu yaptiginiz cok guzel bir sey hic olmasin bunu okuyanlar oraya gitmezler. Hatta sitenizin adresini bu hotele maillemenizi tavsiye ediyorum ama.. yinede dikkat derim ne olur olmaz. malesefki turkiyede okuluna gitmeden cok isletme acan insanlarimiz var buda tabi boyle istenilmeyen olaylara neden oluyor. boyle vakalari ben burda avrupada o kadar cok duyuyorumki malesef yakinda turistlerde gelmeyecek. gerci bunlar akillanmaz ama meyse..
geçmiş olsun kardeşim… gerizekalı insanlar ve işletmeler olduğu sürece böyle daha çok olay yaşanır..söylemekten nefret ediyorum ama ”burası türkiye”…. tekrar geçmiş olsun..
evet benzer olay kardesimin balayinda basina gelmis. yabanci turistlerle beraber belediyeye sikayet mektubu yazmislardi. alman kanallarinin da agzina düstük. bircok kez kataloglardaki resimlerin gercekle hic alakasi olmadigini söylüyorlar, resman dolandiricilik. devletin bunlari cok sert denetlemesi gerekir. herkes bir hotel acmis, anlasada anlamasada. yazik valla turizmi baltalayacaklar. kardes sana da büyük gecmis olsun.